erken yaşam ve eğitim
albert joseph moore, İngiliz resim sanatının seçkin isimlerinden biri olarak, 4 Eylül 1841 tarihinde Birleşik Krallık'ın York şehrinde dünyaya geldi. Ünlü portre ressamı william moore ile ikinci eşi sarah collingham'ın on üçüncü oğlu ve on dördüncü çocuğuydu. Sanatla iç içe büyüyen moore'un kardeşlerinden biri olan r.a. unvanlı deniz ressamı henry moore da bu köklü sanat geleneğinin bir parçasıydı. Albert, eğitim hayatına York'taki archbishop holgate's school ve st. peter's school bünyesinde devam ederken, babasından aldığı çizim ve boyama dersleriyle yeteneklerini derinleştirdi.
sanatsal kariyer
Moore'un ilk dönem eserlerinde Ruskin'in izleri belirgin bir şekilde hissedilir; nitekim 1857 yılına gelindiğinde,
bir ispinoz ve
bir çulluk temalı çalışmalarıyla Royal Academy'de sergilenmeye başlamıştı bile. Zamanla evrilen sanatsal üslubu, 1860'lı yıllarda belirgin bir neo-klasik karakter kazanarak olgunlaştı. Bu dönemde moore, sadece tuval üzerine değil; morris, marshall, faulkner and co. için karo, duvar kağıdı ve vitray tasarımları yaparak sanatını dekoratif alanlara da taşıdı; aynı zamanda dini ve evsel duvar resimleri üzerine de çalışmalar yürüttü.
dikkat çeken eserler ve üslup
Moore'un tabloları, estetik hareketin (aesthetic movement) en önemli damarlarından birini oluşturur. Eserlerinde genellikle biçimlendirilmiş oranlara sahip tekil kadın figürleri, neo-klasik kumaş kıvrımları ve zarif çiçek aksesuarları büyüleyici bir uyum içinde sunulur. Sanatçının unutulmaz eserlerinden bazıları şunlardır:
müzeler ve koleksiyonlar
Moore'un eşsiz mirası bugün çeşitli prestijli müzelerde yaşamaya devam etmektedir:
- york museums trust (York, Birleşik Krallık), kingcups gibi önemli tablolarına ev sahipliği yapmaktadır
- Moore'un sıkça sergilediği royal academy (Londra, Birleşik Krallık)
miras ve son yıllar
Moore, hem sosyal hem de sanatsal konularda yalnızca kendi yargılarına güvenen bir karakterdi; bu bağımsız tavrı bazen Royal Academy üyeliğine kabul edilmesinin önünde bir engel teşkil etmiştir. Hayatının son dönemlerinde acı verici ve iyileşemeyen bir hastalıkla mücadele etmesine rağmen, 25 Eylül 1893'teki ölümüne kadar üretmeye devam etti.
önerilen okumalar: