Bir ruh hali seçin ve oda buna yanıt versin; ışık soğur veya ısınır, ortamın ritmi değişir ve karanlığın içinden sadece o duyguyu taşıyan eserler öne çıkar. Geri kalan her şey gölgelere çekilir.
Soyutlamanın Vizyoneri Raymond John Mead'ın hikayesi, hem gerçek anlamda hem de sanatsal boyutta derin bir hareketin öyküsüdür. Birleşik Krallık'ın Watford kentinde doğan Mead'ın ilk yılları, Londra'daki Slade Sanat Okulu'nun disiplinli temelleriyle şekillendi; burada John Nash ve Randolph Schwab gibi ustaların yanında eğitim gördü. Bu resmi eğitim dönemi, ona daha sonra sonsuzluk arayışlarında temel taşı görevi görecek yapısal bir dis
iplin kazandırdı. Ancak İkinci Dünya Savaşı'nın yarattığı çalkantılar, onun yolunu New York'a doğru yeniden yönlendirdi ve bu deneyim yaratıcı DNA'sını geri dönülemez bir biçimde değiştirdi. Amerika'dayken pilotlara savaş uçuşu eğitimi veren Mead, bu rolün belki de dünyanın altındaki o içgüdüsel enerjiyi ve geniş perspektifleri takdir etme yetisini derinleştirdiğini söylemek mümkündür. Mead, Amerikan soyutlamasının dönüştürücü gücüyle…