Bir ruh hali seçin ve oda buna yanıt versin; ışık soğur veya ısınır, ortamın ritmi değişir ve karanlığın içinden sadece o duyguyu taşıyan eserler öne çıkar. Geri kalan her şey gölgelere çekilir.
Badem Gözlerin ve Paris Gecelerinin Ressamı 1877 yılında Cornelis Theodorus Maria van Dongen adıyla dünyaya gelen Kees van Dongen, yirminci yüzyılın başlarındaki en heyecan verici seslerden biri olmaya devam ediyor. Doğup büyüdüğü Rotterdam'daki Lahey Okulu'nun kasvetli ve ton odaklı geleneklerinden sıyrılarak, 1897 yılında Paris'e varışıyla birlikte radikal bir metamorfoza uğradı. Bu geçiş sadece coğrafi değil, aynı zamanda derinleymi
ş psikolojik ve estetik bir dönüşümdü. Rembrandt'ın etkilerini yankılayan o sönük manzaralardan uzaklaşan van Dongen, kendisini Montmartre'ın neon ışıklı nabzına büyülenmiş bir şekilde çekilirken buldu. Modern çağın bir vakanüvisi haline gelerek, Paris gece hayatının sarhoş edici ve çoğu zaman dekadan atmosferini, görsel bir araç olmanın ötesinde duyusal bir patlama hissi veren bir paletle kayıt altına aldı. Van Dongen için asıl kırıl…